Irkçılığı Ve Ayrımcılığı Protesto Yürüyüşü



Son yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi, Hollanda’da da ırkçı-faşist akımların giderek güçlendiği görülmektedir. Bu akımlar,ağırlıklı olarak İslam kökenli göçmenlere ve sığınmacılara karşı düşmanlığı kendisine malzeme yapmaktadırlar. Yüzbinlerce insan süren savaş, yoksulluk ve baskıdan kaçarak başka ülkelere sığınmak durumunda kalıyor. Irkçı-faşist akımlar yerini-yurdunu terk etmek zorunda kalan bu insanların acısı üzerinden korku ve nefreti körükleyerek insanları bölmeye ve kazanç sağlamaya çalışmaktadırlar.


Irkçı-faşist akımların ortaya çıkması ve güçleniyor olması elbette kendiliğinden olmamıştır. Bu akımların ortaya çıkması ve güçleniyor olması, Avrupa’da ve Hollanda’da hükümetlerin göçmenlere, sığınmacılara ve müslümanlara dönük uygulaya geldiği politikalardan ayrı düşünülemez. Uygulanan bu politikalar yerli ve göçmenler arasında önyargıları güçlendirdiği gibi, ırkçı-faşist akımların gelişmesine de zemin hazırlamıştır. Burada yapılmak istenen emekçileri asıl sorunlarından uzaklaştırmak; onları “yerli-göçmen”, “müslüman-müslüman olmayan” diye bölerek, sermayenin ve hükümetin saldırılarına karşı emekçilerin ortak mücadelesini sekteye uğratmaktır. Wilders gibilerinin yapmak istediği tam da budur. Yani emekçileri bölmek! Böl-yönet politikaları,sermayenin ve hükümetlerin ihtiyaç duyulduğunda başvurdukları temel politikalardır.


Bu oyuna gelmeyelim!


Bu gelişmeler doğal olarak Hollanda’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenleri de etkilemekte, kimi önyargıları derinleştirmektedir. Irkçıların istediği tam da budur. Onun için bu oyuna gelmemeliyiz.


Göçmenler olarak içe kapanmak yerine Hollandalı arakadaşlarımızla ve komuşularımızla daha da yakınlaşıp ırkçığa karşı ortak tepki vermek gerekiyor. Irkçılığa ve ayrımcılığa karşı yapılan çalışma, etkinlik ve gösterilerde yer alanların önemli bir bölümünün yerliler olduğunu unutmamamız gerekiyor.


Yani önyargılar ve nefret güçlendirilmeye çalışılırken, yerli halkın önemli bir bölümü önyargıların güçlendirilmesine ve ırkçılığa ve ayrımcılığa tepki duyuyor ve karşı çıkıyor.


Irkçılığa ve ayrımcılığa karşı gösteri ve yürüyüşe katılalım!


İşyerlerinde, okullarda ve semtlerde ayrımcılıktan kaynaklı sorunlarla karşılaşmak istemiyorsak, içe kapanmak yerine, hangi kökenden, hangi inançtan olursak olalım emekçiler olarak elele vermemiz gerekiyor. Birlikte hareket edersek ırkçılığın ve ayrımcılığın gelişmesini durdurabilir, yaşanabilir bir Hollanda’yı inşa edebiliriz. Onun için hepinizi 19 Mart Cumartesi günü düzenlenen ırkçılığı ve ayrımcılığı protesto gösterisine katılmaya çağırıyoruz.

Recente blogposts

Alles weergeven

Darbeye De Diktatörlüğe De Hayır!

Türkiye’nin’olağanüstü hal’e değil, demokrasi, barış ve özgürlüğe ihtiyacı var… Darbeye de diktatörlüğe de hayır! Türkiye olağanüstü günler yaşıyor. 15 Temmuz günü yapılan darbe girişiminin ardından E

Brüksel’de Yapılan Katliamı Lanetliyoruz

Üç gün önce İstanbul’da İstiklal Caddesi’nden sonra bugün de Brüksel’in Zaventem Havaalanı ve Maalbeek Tren İstasyonu’nda yapılan ve çok sayıda insanın hayatına mal olan alçakça terör saldırısını lane

Vragen? Stuur ons een bericht

Adres : Chris Lebeaustraat 4, 1062 DC Amsterdam         Telefoon : 06 150 41404.           E-mail: info@didf.nl

© DIDF